Tony Williams, davul setinin en önemli yeniliklerinden birine imza atmış isimlerden biri kabul edilir; olağanüstü çeviklik, enerji ve yaratıcılıkla, çarpıcı hızlı temponları şaşırtıcı bir netlikle çalabilme becerisi, henüz 17 yaşındayken Miles Davis'in "İkinci Büyük Kentet"ine katılmasını sağladı.
Williams'ın imzası haline gelen ride zil çalışı, temiz ve seyrek bir sesle, ani gürültülü-sakin geçişleriyle tanınır; davul setini yalnızca zamanı tutan bir araç değil, müzikal diyalogda eşit bir "ses" olarak konumlandırmıştır. Stilistik özelliklerinden biri hi-hat'i geleneksel iki ve dördüncü vuruşu tutma görevinden özgürleştirip, daha nabız odaklı bir ride zil yaklaşımına yönelmesidir; bu yaklaşım, sonraki dönemde düz sekizlik rock ritimlerinin caza girişini de öngörmüştür.
Williams'ın zamana yaklaşımı, geleneksel swing kalıplarına meydan okuyan bir akışkanlıkla tanımlanır; Miles Smiles ve Filles de Kilimanjaro gibi albümlerde duyulan bu yaklaşım, zamanın müzikle birlikte esneyip daralan, neredeyse elastik bir his yaratmasını sağlar.
Derslerimizde Williams'ın mirası, kursiyerlere temel ride zil kalıbı oturduktan sonra tanıtılır: sabit bir zaman zemini üzerine, hi-hat'i her zaman ikinci-dördüncü vuruşa bağlı kalmadan kullanma özgürlüğü tanınır. Bu, kursiyerin zil ve hi-hat arasındaki ilişkiyi sabit bir kural değil, müzikal bir tercih olarak görmesini teşvik eder.