Neil Peart, kendi davul tarzını büyük ölçüde "atletik bir uğraş" olarak tanımlamış ve tüm sporcular gibi bir davulcunun da fiziksel sınırlarının farkında olması gerektiğini kabul etmiştir. Bu yaklaşım, davul çalmayı yalnızca müzikal değil, aynı zamanda fiziksel bir disiplin alanı olarak görmesinden kaynaklanır.
Peart, erken dönemdeki pratik alışkanlığını klasik anlamda bir "disiplin" olarak değil, neredeyse bir bağımlılık gibi isteyerek yaptığı bir uğraş olarak tanımlamıştır; ona göre asıl disiplin, kişiyi bir şeyi yapmak isteten iradeyi barındıran türden bir disiplindi. İlerleyen kariyerinde, öğretmeni Freddie Gruber ile çalışırken günde en az bir saat davul setinde pratik yapmayı, ayrıca televizyon karşısında pratik pedi ve bagetlerle öğretmeninin verdiği fiziksel hareketler üzerinde çalışmayı sürdürmüştür.
Peart'a göre davul çalmak, takım sporlarından farklı bir koordinasyon gerektirir; takım sporları el-göz koordinasyonunun "akıcı bütünlüğüne" dayanırken, davul çalmak bu bütünlüğü bilinçli olarak parçalara ayırıp yeniden birleştirmeyi gerektirir. Bu görüş, Jim Chapin'in bağımsızlık sistemindeki temel mantıkla da örtüşür: dört uzvun ayrı ayrı görevlerle eğitilip sonra yeniden bir araya getirilmesi.
Derslerimizde Peart'ın disiplin anlayışını, kursiyerlere günlük kısa ama düzenli pratik seansları önererek aktarıyoruz. Amaç, pratiği bir yük değil, kursiyerin kendi isteğiyle sürdürdüğü bir alışkanlığa dönüştürmek; bu da uzun vadede en kalıcı ilerlemeyi sağlayan yaklaşımdır.