John Bonham'ın davul dilinin temelinde triole ve altılı gruplamalar (sextuplet) yer alır; düz sekizlikler değil, bu triole yapıları onun karakteristik "ağır ve derin" sesinin kaynağıdır. El-ayak trioleleri (bir el, bir el, bir ayak sırasıyla) çoğu sağ elini önde kullanan davulcunun aksine, Bonham çoğu zaman sol elle başlatarak zemin tomunu öne çıkarır ve bu da fill'lerine daha ağır, daha derin bir karakter kazandırır.
Bonham'ın kendi sözleri, teknik gösterişe verdiği önemi net biçimde ortaya koyar: "Bence feel, teknikten çok daha önemli." Bu görüşünü şöyle açıklamıştır: "Üçlü bir paradiddle çalman çok güzel ama bunu kim bilecek ki? Teknik çalarsan herkes gibi seslenirsin. Önemli olan özgün olmak." Etkilerine değinirken de erken dönem soul müziğinden bahsetmiş, kendisini asıl şekillendiren şeyin o "feel" ve "sound" olduğunu belirtmiştir.
Bu yaklaşım, teknik çalışmanın önemsiz olduğu anlamına gelmez; aksine Bonham'ın kendisi teknik açıdan son derece donanımlıydı. Asıl mesaj, teknik altyapının bir amaç değil, özgün bir sesi ortaya çıkarmak için bir araç olması gerektiğidir. Teknik ne kadar sağlam olursa olsun, eğer kursiyer kendi doğal hissini bastırıp yalnızca "doğru" çalmaya odaklanırsa, çalışı kişiliğini kaybeder.
Derslerimizde bu dengeyi şöyle kuruyoruz: teknik çalışmalar (rudiment, koordinasyon, okuma) düzenli ve disiplinli sürdürülürken, kursiyerin dinlediği müziklere kendi yorumunu katmasına da alan açılır. Bonham'ın mirası, teknik ve feel'in birbirinin alternatifi değil, birbirini besleyen iki unsur olduğunu hatırlatır.